Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Hayatı

Çocukluğu, Gençliği, Devrimleri

Mustafa, 1881’de Selanik’ te küçük üç katlı pembe bir evde doğdu. Mustafa’ nın annesinin adı Zübeyde Hanım, babasının adı Ali Rıza Efendi’ ydi. Mustafa’ nın annesi onun dini bir eğitim veren mahalle mektebine gitmesini istiyordu. Oysa babası modern ve yeni olan Şemsi Efendi Okulu’na gitmesini istiyordu. Sonra günlerden bir gün Zübeyde Hanım sırasıyla Makbule ve Naciye adında iki kız çocuğu doğurdu. O sırada Ali Rıza Efendi gümrük memuruydu. Aile beş kişiye çıkınca Ali Rıza Efendi’ nin maaşı bütün aileye yetmedi ve bu yüzden gümrük memurluğundan ayrılarak keresteciliğe geçti. Ali Rıza Efendi üç yıl ağır bir hastalığa yakalandı. Ve Atatürk yedi yaşındayken öldü. Babası öldüğünde, Mustafa annesi ve kız kardeşleri ile dayısının çiftliğine yerleşmek zorunda kaldı. Sonra dayısının evinde ata binmeyi ve silah kullanmayı öğrendi. Çiftlikte çok güzel vakit geçiriyordu ama çiftlikte okul ve öğretmen yoktu. Mustafa okula gitmek istediğinden çiftlikten ayrıldı ve okula başladı. Günlerden bir gün Mustafa’ nın okul arkadaşlarından biri onu sınıfta kavgaya zorladı. Mustafa kavga etmek istemiyordu. Mustafa kavga etmek istemese de arkadaşı onu zorladı ve kavga ettiler. O sırada sınıfta çok gürültü oldu ve öğretmen onu azarladı. Mustafa eve gelince annesine okula gitmek istemediğini söyledi. Zübeyde Hanım bu duruma çok şaşırdı. Çünkü Mustafa askeri okula gitmek istiyordu. Annesi buna razı olmadı. Mustafa askeri okula girebilmek için gizlice sınava girdi ve sınavı kazandı. Zübeyde Hanım rüyasında Mustafa’ yı minarenin tepesinde altın tepsi içinde gördü. O rüyada birisi ona, “Oğlunun askeri okula gitmesine izin verirsen yeri burasıdır. Yoksa onu buradan atarız.” Dedi. Annesi Mustafa’ nın askeri ortaokula başlamasına izin verdi. Özellikle matematik dersini çok seviyordu. Matematik öğretmeni ona Kemal adını verdi. Mustafa’ nın ismi bundan sonra Mustafa Kemal oldu. Kısa süre içerisinde Mustafa Kemal’in liderlik özellikleri ortaya çıktı ve sınıf çavuşu oldu. Bu sırada Mutafa Kemal’in kulağına annesinin tekrar evleneceğinin haberi geldi. Ragıp Bey adında kibar bir adam Zübeyde Hanım ile evlenmek istiyordu. Mustafa Kemal bunu hiç istemiyordu. Mustafa Kemal bunun üzerine teyzesinin yanına gitti. Annesinin ikinci evliliği Mustafa’ nın çok ağırına gidiyordu. Selanik yakınlarında Manastır adında küçük bir kent vardı. Öğretmenlerinden biri Mustafa Kemal’ e bu yatılı askeri liseyi çok övmüştü. Mustafa Kemal burada yatılı okudu. Burada okurken şiir ve edebiyata merak sardı. Hafta sonları Selanik’ e gelmeye başladı. Ragıp Bey’i yakından tanıyan Mustafa Kemal, onun çok iyi bir insan olduğunu gördü ve onu çok sevdi. Bir gün Fransızca öğretmeni ona iyi bir asker olmak istiyorsa Fransızca’sını geliştirmesi gerektiğini söyledi. Mustafa Kemal yaz tatillerinde Selanik’ te Fransızca dersi aldı. Çalışkanlığı sayesinde lisede de sınıf çavuşu oldu. Bu sırada Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında savaş çıkmıştı. Mustafa Kemal gönüllü olarak bu savaşa katılmak istedi. Fakat bir yakını önce okulu bitirmesi gerektiğini ve böylece daha başarılı bir asker olacağını söyledi. Mustafa Kemal de savaşa katılmayıp okula devam etti. 17 yaşında Manastır Askeri Lisesi’ ni ikinci olarak bitirdi. Harp Okulu’na gitmeye hak kazandı. Mustafa Kemal, 21 yaşında Harp Okulu’ nu bitirdi. Ve bir teğmen oldu. Selanik’ e gitti. Ancak Selanik’ te onu kötü bir haber bekliyordu. Kız kardeşi Naciye ölmüştü. Mustafa Kemal İstanbul’ a dönerek Harp Akademisi’ ni bitirmek istiyordu. Mustafa Kemal Harp Okulu’ nu başarıyla bitirdiği için Harp Akademisi’ne gitmeye hak kazandı. Harp Akademisi’ne giderken Fransız bir kadının işlettiği pansiyona yerleşti. Mustafa Kemal burada Fransızca’sını epey ilerletti. Avrupalılar, o dönemde Osmanlı İmparatorluğu’na “Hasta Adam” diyorlardı. O sırada Osmanlı İmparatorluğu’ nda Tunus, Trablaugarp, Mısır, Suriye, Irak; İran’ ın yarısı, Rusya’ nın birazı, Romanya, Macaristan, Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk, Bulgaristan ve Yunanistan vardı. Mustafa Kemal ve arkadaşları insanları olaylar ile ilgili haberdar etmek için gazete çıkarmaya başladılar. Okul komutanı onları yakaladı. Paşa iyi bir insan olduğu için onların iyi niyetini anladı ve gazete çıkarmazlarsa onları affedeceğini söyledi. Mustafa Kemal Fransızca yanında Almanca ve Rusça da öğreniyordu.

1905 yılında Harp Akademisi’ ni sınıf birincisi olarak bitirdi. 24 yaşında genç bir kurmay yüzbaşı oldu. Fransız kadının pansiyonundan ayrıldı. Arkadaşlarıyla bir ev tuttu. Evde sürekli ülkenin sorunlarını çözmek için görüşmeler yapıyorlardı. Bir gün yolda Fethi adında eski bir arkadaşına rastladı. Okuldan atılmış olan Fethi’ nin durumu acınacak halde olduğundan onu yanlarına aldılar. Fethi iyi niyetli değildi. Onların Padişah hakkında konuşmaları Fethi’ yi rahatsız etti ve sonra Fethi onları gizlice saraya şikayet etti. Şikayet üzerine Mustafa Kemal ve arkadaşları hapse girdi. Yapılan soruşturmalar sonrasında suçsuz oldukları anlaşıldı ve hapisten çıkarak görevlerini beklemeye başladılar. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının görevleri Suriye’ye çıktı. Böylece Mustafa Kemal ilk görevine Suriye’de sürgün ile başladı. İstanbul’dan Şam’ a giderken yanında yakın arkadaşları Ali Fuat ve Müfit vardı. Onlar da Şam’ a sürülmüşlerdi. Şam’ da süvari birliğine katıldı ve her gün ata binerek ustalaştı. Süvari birliğinin komutanı ile “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti” ni kurdular ve Mustafa Kemal bu cemiyetin başkanı oldu. Cemiyeti geliştirmek için Şam’ dan Selanik’ e kaçtı. Burada cemiyetin yeni şubesi kuruldu. Mustafa Kemal’in kaçtığı ortaya çıkınca hakkında tutuklama kararı çıktı. Bu nedenle Suriye’ye hemen geri döndü. Şam’ da topçu alayında göreve başladı. Fakat Selanik’ e dönmek istiyordu. Arkadaşlarının yardımıyla tayini Selanik’ e çıktı. Selanik’ e gittiğinde arkadaşlarının “İttihat ve Terakki” adında yeni bir cemiyet kurduklarını öğrendi ve çok üzüldü. Ayrı cemiyetleri başarılı olmayacağı için o da İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi. İttihat ve Terakki Cemiyeti meşrutiyet denilen yönetim şeklini istiyordu, fakat Padişah Abdülhamit bu yönetim şeklini istemiyordu fakat kabul etti. İkinci Meşrutiyet 1908 yılında ilan edildi. Yeni milletvekilleri seçildi, parlamento kuruldu. Enver Paşa Mustafa Kemal’in ülke yönetimi ile ilgili eleştirileri nedeniyle ikinci sürgün olarak Trablusgarp’ a görevlendirdi. Trablusgarp’ ta halk ayaklanmıştı ve Mustafa Kemal’in bu zor ayaklanmayı bastırması isteniyordu. Çok zor olan bu görevi de başarılı bir şekilde kaba kuvvet kullanmadan,aklını kullanarak tamamlayarak Selanik’ e geri döndü. Bu sefer de Fransızca’ yı çok iyi bildiğinden Paris’ teki tatbikatlara katılması için Paris’ e gönderildi. Orada yabancı bütün subayları aklı ve bilgisi sayesinde kendisine hayran bıraktı. Ülkesine döndüğünde kendi ülkesini de gelişmiş bir ülke yapabilmek için devrimler planlamaya başladı. Bilim, kültür ve sanat alanına önem verilmesi gerektiğini düşünüyordu. Vatan topraklarının sürekli parçalanmak istenmesi onu rahatsız ediyordu. Sadece askerlik yapmak ve ülkesine katkıda bulunmak için cemiyetten ayrıldı. Ordunun gelişmesi için her şeyi yaptı. Bununla ilgili bir de kitap yazdı. Başarısız olması için verilen her zor görevi başarı ile tamamladı. Sürekli kitap okudu ve bildiği yabancı dilleri geliştirmek için çalıştı. Hiç pes etmedi. 1911’de İtalyanlar Trablusgarp ’ı ele geçirdi. Trablusgarp’ taki savaşlar sırasında Mustafa Kemal bir gözünden yaralandı. 1912 yılında Trablusgarp İtalyanlara verildi.

1915 yılında İngiltere ve Fransa,  İstanbul’ a saldırmak için Çanakkale Boğazı’na girdi. Bu savaşta bir kurşun Mustafa Kemal’ in tam kalbinin üzerine isabet etti. Ancak kurşun göğsünde duran saate çarpmıştı. Başarılı bir savunma sonrasında bir yıl içinde bu savaş kazanıldı. Çanakkale Savaşı’ ndan sonra Mustafa Kemal’in ünü bütün dünyaya yayıldı.1914 yılında I. Dünya Savaşı çıktı. İngiltere, Fransa, Rusya birleştiler ve Almanya ile savaşmaya başladılar. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu da Almanya ile savaşıyordu. Savaşa giren Osmanlılar bu savaşta yenildi. Yurdumuz İngilizler, İtalyanlar, Fransızlar ve Yunanlılar tarafından işgal edildi. Yunanlılar 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal ettiler. Türk halkının çabucak birleşip düşmanı yenmesi gerekiyordu. Mustafa Kemal bu yüzden 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile Samsun’ a hareket etti. Mustafa Kemal üç gün sonra 19 Mayıs 1919’da Samsun’ a vardı. Daha sonra Erzurum ve Sivas’ta kongreler düzenledi. Samsun’ a çıkışından altı ay sonra Ankara’ya geldi. 23 Nisan 1920 tarihinde ilk Büyük Millet Meclisi’ ni açtı.

T.B.M.M.açıldıktan sonra Sakarya Meydan Muharebesini kazandığı için ona mareşal rütbesi ve gazilik unvanı verildi. 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz başladı. 4 gün süren Büyük Taarruz sonucu Yunanlılar yenildi ve batıya doğru kaçmaya başladılar. Kocatepe’ den savaşı idare eden Mustafa Kemal Yunanlıların dağıldığını görünce tarihi emrini verdi. “Ordular,ilk hedefiniz Akdeniz’ dir! İleri!” Türk Ordusu 9 Eylül 1922 ‘de İzmir’ e girdi. Yunanlılar gemilere binerek kaçtılar.1923 yılında Lozan’ da barış görüşmeleri yapıldı ve sonucunda modern Türkiye’ nin sınırları çizildi. 29 Ekim 1923 ‘te Mustafa Kemal Cumhuriyet’i ilan etti ve T.B.M.M. tarafından Türkiye Cumhuriyeti’ nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhuriyet’in ilanından sonra Atatürk ve arkadaşları yapılacak devrimler konusunda çalışmaya başladılar. Yeni Türkiye Cumhuriyet’inin modernleşmesi ve batılı ülkelerin seviyesine ulaşması için yapılacak çok şey vardı.

Cumhuriyet Devrimleri : Saltanatın Kaldırılması Halifeliğin Kaldırılması Harf Devrimi Kadınlara Her Alanda Erkeklerle Eşit Haklar Verilmesi Şapka Devrimi Kılık Kıyafet Devrimi Lakap ve Ünvanların Kaldırılması Soyadı Kanunu Türk Dil Kurumu’ nun Kurulması Türk Tarih Kurumu’ nun Kurulması Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması Uluslararası Saat, Takvim ve Ölçülerin Kabülü Türk Medeni Kanunu’nun Çıkarılması Öğretimin Birleştirilmesi Kitap Yazarı: Mehmet HENGİRMEN

Kitap Yazarı: Mehmet HENGİRMEN

Efe SİBER

Merhaba , benim adım Efe Siber. 9 yaşındayım. Hobilerim futbol oynamak, yüzmek, piyano çalmak ve eğlenmek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir